Ana Sayfa Öneri

Benim Küçük Hikayelerim

“Yaş aldıkça zaman daha mı hızlı akıyor ?” Son zamanlarda bir çok kişiden duyduğum sorulardan biri. Evet öyle. çünkü hiç bir şey çocukluğumuzda ki gibi değil. çünkü o zamanlar sürekli bir öğrenme ve bilgi edinme ihtiyacı içindeydik. Farkındalıklarımız çok yüksekti. Gelişmeye çalışıyorduk. Peki ya şimdi öyle mi ? Çoğu zaman bir stres topunun içinde savrulurken, “Aaa ayın kaçı olmuş? ” diyerek zamanın ne kadar hızla geçtiğinden yakınıyoruz.

Ben de bu soruyu kendine sık soran biri olarak 🙂 yıllar sonra tekrar günlük tutmaya başladım. Tabi çocuk günlüklerimden biraz farklı olsa da, bana kendimi mutlu hissettiriyor. Daha önce de bahsetmiştim. Niyetlerimi, minnetlerimi, her ay yaşadığım güzel deneyimleri not ediyorum. Keyifsiz hissettiğim de defterime bakıyorum ve bu beni motive ediyor. Ayrıca bir ay önce hissetiklerinize bakmak gerçekten heyecan verici.

Herkese hello’nun başlangıcı da bu günlük aslında. Biraz da deneyimlediklerimi paylaşma isteği. ( Tamam tamam biraz da anlatmayı fazla seviyorum diyelim ) Burası da benim dijital günlüğüm sayılabilir. Bir kaç kişiye bile güzel bir fikir ya da ilham versem, “Ne mutlu bana” diyorum.

Neyse efendim, benim dijital ve defterli günlüğümün hikayesi yaklaşık 2 yıl önce başladı. Eğer sen de minik hikayelerini not etmek istersen, bir defter, bir kalem ve kendini iyi hissettiğin bir ortam yeterli 🙂 Tabi ki kahvesiz asla !

Şu sorular başlangıç için sana yardımcı olabilir bence.

*Bu ay hayatında neler azalmalı / artmalı ?

*Bu ayın 3 kelimesi ?

*Geçen ay aklında kalan bir kaç güzel an ?

*Geçen ay okuduğun en güzel kitap?

*Bu ay okumak için sabırsızlandığın kitap?

*Güzel geçen bir günü anlat?

Hadi başlayalımmmm !

Sevgiler !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir