Ana Sayfa Deneyim Öneri Seyahat Yoga

Aç Kalbini, Bahar Geldi!

Bahar ne güzel değil mi? İçimiz kıpır kıpır olmaya başlıyor. Kışın ağırlığı üzerimizden kalkıyor. Doğa gibi bizde canlanmaya başlıyoruz. Hemen keyifli bahar tatili planları yapılmaya ve hatta yaz planları da düşünülmeye başlanıyor.

Bahar tatili bizde rutin haline geldi. Hatta özellikle Nisan ayına denk getiriyoruz çünkü kutlanacak pek güzel günlerimiz var 🙂

Bu yıl değişik bir yer görmek yerine, yine çok sevdiğimiz Akyaka’ya gitmeye karar verdik. Bir Akyaka bir de Olympos vazgeçilmezlerimiz arasında yerini aldı sanırım. Ama hemen belirteyim, bence Akyaka baharda yani sakin haliyle güzel. Yazın kalabalığında büyüsü bozulabilir.

Neden yine Akyaka derseniz ?

Akyaka’nın doğasına baya aşığız 🙂

Hafta sonu için gayet ideal bir mesafede. ( İzmir için 🙂 )

Oralarda bisikletle gezmek acayip keyifli !

Bir meyhaneye gittik. Çok sevdik. Yine geleceğimize söz verdik 🙂

Belki bu kez Azmak’ta kano yaparız 🙂

Akyaka sabahında yoga yapmanın tarifsiz mutluluğu !

Daha ne olsun diyorum ve size ilk bahar kaçamağı için önerimi sunmuş oluyorum. Akyaka ile ilgili detaylı yazımı okumak isterseniz linki buraya bırakıyorum .http://www.herkesehello.com/seyahat/akyaka-gokova/

Biz biraz daha kuzeye yönelmek isteriz derseniz;

Canımız Cunda, taş sokakları, leziz balıkçıları ( meyhaneleri ) ve şahane manzaraları ile sizi bekliyor. Hatta aklıma gelmişken yakın zamanda size Cunda’dan bahsetmeyi de pek isterim 🙂

Yollar bize koymaz derseniz, Cumayı da tatilinize bağlayın ve Bozcaada’ya doğru yola çıkın. “Her şeyi bırakıp nereye yerleşmek istersin?” diye sorsalar cevabım kesinlikle Bozcaada olurdu. Eğer bu bahar ya da yaz ya da işte bir gün yolunuz Bozcaada’ya düşerse, gün batımından önce Polente Feneri’nde olun. Şarabınızdan bir yudum alın ve güneşi orada batırın. Ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.

Bozcaada ile ilgili neler söylemişim bakmak isterseniz de link şuracıkta :

http://www.herkesehello.com/seyahat/bozcaada-bi-kucuk-hikaye-konusu/

Neyse ne diyordum? Bahar yenilenmek için şahane bir bahane. Sadece şehirden kaçma planları yetmez. Biraz kendine de bakmalı insan. Artık daha erken kalkmalı, güneşi daha erken selamlamalı ! Kışın aksayan yürüyüşler çoğalmalı. Farkına varmalı hayatın ! Doğayla kucaklaştığımız anlar bu kadar kısıtlıyken, ona kavuştuğumuz zamanlarda tam olarak orada olmalı mesela…

Hadi açalım kalplerimizi. Güneş önce kalplerimize gelsin!

Son olarak,
Sokakta yaşayan canların zehirlenerek katledilmediği, doğa kendini hep yenileyecekmiş gibi umarsızca davranan insanların bilinçlendiği kısacası sevmeyi öğrendiğimiz bir dünya için evrene kocaman bir dilek gönderiyorum.

Sevgiler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir