Ana Sayfa Deneyim Seyahat

Akyaka & Gökova

Herkese Hellooo !

Sonunda kışın ağırlığını attık üzerimizden ve baharın verdiği enerjinin de etkisiyle kendimize 3 günlük bir tatil hediye ettik.  Rotamız doğasına baya aşık olduğum Muğla oldu! Daha önce bir gün uğradığımız Akyaka’ya bu kez yatılı misafir olduk:)

Konaklama için önce Akyaka’ya 10 dakika mesafede bulunan Akçapınar Köyünü tercih etmiştik fakat otelde yaşadığımız tatsızlıklar dolayısıyla apar topar çıkış yaptık ve Akyaka merkeze geldik 🙂 Bu Bizim moralimizi bozdu mu ? Tabi ki hayır ! Bahar gelmiş ve biz bir kaç gün kaçmışız. Hiç bir şey keyfimizi kaçıramazdı ve öyle de oldu 🙂 Hemen yeni konaklayacağımız oteli bulduk, yerleştik ve vakit kaybetmeden dışarı çıktık.

Akyaka malum Azmak Çayı ile ünlü. Nasıl olmasın ? Yeşilliklerin arasından akan buz gibi suyu gördüğünüzde Allahımmm çok mutluyummmm ! diye bağırasınız geliyor. Ee tabi ben hemen ilk sabah yogamı tam olarak nerede yapabilirim acaba ? sorusuna cevap buldum. Şans bu ya otelimiz Azmak’ın karşısındaydı. := ) Hem yeşil, hem Azmak ayy bir de dağlar, denizler….Resmen cennetteyiz 🙂

İlk akşamımız için kendi mekanımızı kendimiz oluşturmaya karar verdik ve sandalyelerimiz, şarabımız, müziğimiz attık kendimizi çayın kenarına. Fonda Selami Şahin: “Seninle Başım Dertte” :))) müzik, şarap falan derken baya oksijen sarhoşu olduk.

Evet şimdi gelelim Akyaka’da neler yapılır ?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Akyaka kesinlikle baharda güzel. Çünkü çok fazla kalabalık, görebileceğiniz bütün güzelliklere engel olabilir. En azından ben öyle düşünüyorum.

Benim için bir diğer önemli konu ise, yediğim, içtiğim şeylerden kesinlikle keyif almalıyım. O yüzden de gideceğim yere daha varmadan Nerede ne yenir? ne içilir ? Tavsiyeler nelerdir ? mutlaka bakarım. Biz ilk gelişimizde herkes gibi yemek için Azmak kenarında bulunan restoranlardan birini tercih etmiştik. Evet buz gibi suların yanında olması çok hoş. Fakat yediğim hiç birşey için, ^off nefis^ diyemedim. Gayet standart ve özensizdi bence. Çünkü konumdan dolayı en çok tercih edilen yerler buralar. Onlarda bunun farkında ve herşeyi standarta bağlamışlar. Bu da size sadece çay kenarında yemek yemek lüksü sunuyor. Bir de deli bir hesap geliyor karşınıza. Hepsini görmedim tabi ama hem mezelerini görmek hem mekanları görmek için gündüz en ünlülerini gezdik. Fakat malesef umduğumuzu bulamadık. O yüzden üzgünüm Akyaka’nın meşhur restoranları. Ayy çok uzattım. Biz tercihimizi merkez içinde, kıyıya göre biraz daha elit sayılan sokaktan yana kullandık ve orada İnceden Meyhane’yi bulduk. İyi ki de bulduk. Harika karides, özenli mezeler, süper müzikler, hoş sohbet! Daha ne olsun diyor ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Yediğimiz her şeyden büyük keyif aldık ki, ben ikinci tabak girit ezme söyledim. 🙂 Hem karnımız hem de ruhumuz doydu. Kendilerine teşekkür ediyor ve konuya yine ortadan dalmış olduğumu farkediyorum. Şimdi toparlayacağım. Bu ziyafetin gündüzünde de elbette boş oturmadık.

Ben sabah her zaman ki gibi Onur’dan erken uyanıp, tam planladığım yerde yoga yaptım. Süper bir deneyimdi. Derken otelin kahvaltısı baya bir iyiydi. hava Nisan ayına göre oldukça sıcak olduğu için havuza girdik. Sonra kahve krizim tutunca az önce bahsettiğim sokakta bulunan nasıl olduysa fotoğrafını çekmeyi unuttuğum, mini minnacık , tatlı konseptli Pangea’da kahve içtik. Mekanı çok beğendim. Ardından hazırlandık, kasklarımızı aldık ve bisiklet kiraladık. Delta bisiklet yine aynı sokakta. Size iki güzel rota hakkında güzelce bilgi veriyorlar. Bisikletler oldukça bakımlı. Gönül rahatlığı ile kiralayabilirsiniz, saati 5 lira gibi komik rakamlardan başlıyor. 4 saatten sonra 20 liraya sabitleniyor. Biz rotamızı uçsuz bucaksız gibi görünen tarlaların arasından yana kullandık. İşte tam o aralarda defalarca “Allahımm çok mutluyum” diye bağırdım. İnsansız yerleri çok seviyorum sanırım :)))) Çok çok keyif aldım. Kesinlikle bunu yapın!

         

Son gün otelden çıkış yaptık ve o minik teknelerden biriyle Azmak turuna çıktık. Yapmasaydım inanın çok pişman olurdum. Tabi içimden yine “Allahım çok mutluyum” çığlıkları 🙂 merak edenler için o da kişi başı 10 Lira. yarım saat kadar sürüyor. Muhteşem zevk alıyorsunuz.

Derkennn yola çıkma vakti. Ben Akyaka’nın  Eski Maden İskelesi tarafını da görmek istediğimden dönüş yolumuzu da o taraftan planladık. Yol boyu deniz, ağaçlar fonda evet bu kez klasik müzik 🙂 offff ne güzeldi be !

Şimdi toparlıyorum.

Akyaka’ya git !

*Sabah erken uyan, çay kenarında kendini dinle adına ister meditasyon de, ister rahatlama.

*Bisiklete bin, gidebildiğin yere kadar git. Yok bisikete binemem diyorsan, bi mekanda saatler geçirme. Yürüyüş yap. Hoşuna giden her yerde mola ver. Yanında su olsun ama 🙂

*Özellikle yemek seçimlerini en meşhurundan yana yapma. Bir gez araştır.

*Ben bu gidişimde yapamadım ama bir daha gidersem kesin kanoyu deneyeceğim.

*Kite surf e ilgin varsa, dene 🙂

*Akşamı bi mekanda geçirmek zorunda değilsin, sandalyelerini aç yok mu? bi peştemal ser yere otur, yıldızları izle

*Pangea’da kahve molası ver.

*Bence İnceden Meyhane’de rakı iç.

*Oteller konusunda pek birşey söyleyemeyeceğim. Mimarisi pek bana hitap etmiyor. Ama bizim kaldığımız  Gümüş Konak tertemizdi, ilgiliydi, huzurluydu ve Azmak yanı başındaydı.

Benden öneriler böyle. Her şeyden önce farkında olarak yaşayın. Nefes alın, koklayın, hissedin…

Ayy hadi yaz geliyor! inşallah yine çok gezeriz 😀 öptüm kibbbb byyyyyyyy

not: Buraya video yükleyemiyorum. O yüzden instagrama beklerim 🙂

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir