Ana Sayfa Deneyim Seyahat

Olympos’tan Kekova’ya Tekne Turu: Demre, Batıkşehir, Simena, Koylar

Herkese hellooo !

Olympos’tan Kekova’ya uzanan koca bir tura çıkıyoruz !

Hadi başlayalımmmm !

Simena Kale ( Kaleköy )

Kekova Turu denilince akla hemen Kaş gelse de Olympos’tan da böyle bir geziye dahil olabileceğinizi hemen belirteyim. Biz de “Turkmen Tree Houses” acentası aracılığı ile kendimize böyle bir tur ayarladık. Sonradan unutmamak adına belirtmeliyim ki, beklediğimizden çok daha güzel çıktı. Bu arada normalde kişi başı 80 TL olan turu 60 TL ‘ye aldık. İçinde neler var neler ?

Neler var ? 

Buyurunuz ayrıntılar:

Sabah 09’00’da yola çıktık ve yaklaşık 1.5 saat süren bir yolculuğun ardından, Demre’ye vardık. Bizi Kekova’ya götürecek olan tekneler buradan hareket ediyordu. Tekne turlarını çok sevdiğim halde her zaman tedirginimdir. Aklıma önce hep şu soru gelir : “Acaba bangır bangır müzik eşliğinde dans eden insanlar olacak mı? ” 😀 Neyse ki artık tekneler bu konu da gayet gelişmişler. En azından müzikli ve müziksiz diye ayrılıyorlar. Bizim teknemizde de gayet yerinde bir müzik sistemi vardı. Yemekler ikinci zor konudur. Bu konuyu da başarı ile atlattık. “Sıcağın altında kalır mıyız ? ” korkusunu da yeterli güneşliklerle çözdük. Veee tur başladı !

İlk durağımız “Batıkşehir”  Likya’lıların yaşadığı ve bundan 5000 yıl kadar önce gerçekleşen bir depremle sulara gömülen bir şehir… Kulağa efsanevi gelmiyor mu? Yüzme ve dalışın yasak olduğu  bölgede suyun altında ve hala çevrede bulunan kalıntıları görebiliyoruz.

Tarih, doğa ve masmavi suların etkisindeyken karşıdan Simena bize el sallıyor 🙂

Batıkşehir

        Günümüzde Kaleköy olarak anılan “Antik Simena” zamanında küçük bir Likya Kıyı Kentiymiş.. Kente ulaşım sadece deniz yolu ile sağlanıyor. Tepede bulunan kalesine ulaşmak biraz yorucu ve zahmetli olsa da, yukarıya vardığımızda gördüğümüz manzara gözlerimizi kamaştırıyor.Bu pek yorucu çıkış yolu üzerinde kral mezarları ile karşılaşıyoruz. Ayrıca her yerde fotoğraf çekilme isteği ile ne kadar nefes nefese kaldığımızın farkına bile varmıyoruz.

Kaleye giriş ücreti müze kart sahibi değilseniz,10 TL. Tekneler burada 1 saat mola veriyorlar. O yüzden denize girmek yerine bu küçük kenti bir saatte keşfetmeye bakın derim.

Biz dönüş yolunda, küçük bir mola veriyor, ev yapımı dondurmalarının tadına bakıyoruz.

Öneri : Bölgenin satıcılarından küçük bir anı alın kendinize. Magnet, kekik demeti, lavanta demeti, el örgüleri… Seçeneğiniz bol 🙂

Biz Simena’nın dar patika yollarına ve muhteşem manzarasına bayıldık.

Simena

 

            

Simena’ dan sonra artık denize girme vaktidir!  Turkuaz rengi sulara kendimizi bırakmamız için bizi harika koylara götürüyorlar. Koylarda yarım saat molalarla yüzüyoruz. Arada yemekte yiyoruz tabi 🙂

Deniz turumuzun son durağı “Korsan Mağarası” oluyor. Rivayete göre bir dönem korsanlar bu mağaralarda saklanırlarmış. Küçücük mağaranın neresine gemilerini sokabilmişler acaba sorusuna cevap bulamasak ta, rivayetler kulağımızda hoş bir anı bırakıyor 🙂 Bir de orada yüzebilseydik iyi olacaktı ama izin yokmuş 🙁

Korsan Mağarası

Ve Demre’ye geri dönüş. Her şey bitti zannederken, Tur şoförümüz, çok bilmiş “Yabadabadu” lakaplı amcamız 😀 Daha Demre’nin ören yerlerini gezeceğiz diyor.  Elbette çok seviniyoruz 🙂 Yol boyu, günümüzde hala doğal afetlerin fazlalıkla yaşandığı Demre’nin üzerinde lanet olduğunu ve bunun nedenini de koskoca tarihin üzerine kent kurulmasına bağlıyor. “Siz adamların medeniyetlerine çökerseniz, olacağı budur” diyor. Şaşkın, şaşkın bakan Onur ve benim çok ilgili olduğumuzu düşünerek daha da anlatıyor:)  Evet deliler genelde bizi buluyor. Ama baya yararlanıyoruz derin bilgilerinden 🙂

Nereleri Geziyoruz? 

Aziz Nicolaos Anıt Müzesi : Hristiyan aleminde büyük önem taşıyan Aziz Nicolaos ( Noel Baba olduğuna inanılıyor). Likya döneminde Myra Kenti’nin piskoposluğunu yapmış.Kilisenin içi gerçekten muhteşem. Fakat bilgilendirme yetersizlikleri burada da karşımıza çıkan en büyük sorun oluyor. Giriş; müze kartsız 20 TL.

Aziz Nicolaos Kilisesi

                

Demre / Myra Antik Kenti : “Nasıl ya ? Onca zaman önce bu kadar muhteşem bir mimari nasıl olabiliyor ?” diye diye geziyoruz kenti. Burada Likya döneminden ve sonrasında gelen Roma’lıların da izlerini taşıyan Antik tiyatro ile Kaya Mezarları’nı görüyoruz.

Unutmadan, müze kartsız giriş 20 TL.

 

Kaya Mezarları
Antik Tiyatro

 

 

Biz bu turla, hem denize, hem doğaya hem de tarihe doyduk. Kaş’tan bu kadar kapsamlı turlar var mı bilmiyorum. Ama yolunuz Antalya tarafına düşer de Olympos’u da görmek isterseniz, mutlaka listenize bu turu ekleyin. Hatta aracınızla Demre’ye ulaşıp, tur bitiminde Antalya ‘ya geri dönmeden, Kaş, Fethiye şeklinde devam edebilirsiniz.

Kib byyyeee !

 

Olympos yazımı okumak için : KORSANLAR ŞEHRİ OLYMPOS!

Instagram’da hikayeleri için: https://www.instagram.com/esratngt/

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir